top of page

Akım Savaşları-Edison ve Tesla-Kıskançlık ve Haset

Yazarın fotoğrafı: ecemdoğanaypıçak
ecemdoğanaypıçak
5 saat önce
4 dakikada okunur

Şema Terapi perspektifinden...


Edison ve tesla yan yana
Edison ve Tesla

Edison’u çocukluğum boyunca ampulü icat eden mucit olarak tanıdım. Birçok kaynak kendisinden “dünyayı değiştiren bilim insanı’’ diyerek bahsediyordu. O dönemlerde Thomas Alva Edison ile ilgili öğrendiğim bilgiler, ilk kez 1880 yılında patenti alınan akkor ampulü bulması, sinema filmi kamerasını icat ederek sinema sektörünün gelişmesi için öncü olması ve bu yaşam yolculuğu boyunca 1000’i aşkın patente sahip olmasıyla sınırlıydı. O güne dek tüm başarılarıyla, insanlığı geliştirmek için ortaya koyduğu bütün özverisiyle zihnimdeki Edison temsili, kendisini insanlığa adayacak kadar fedakâr ve çağın ötesini görebilecek kadar vizyoner bir adamın resminden ibaretti. Ancak lise yıllarımın başında Edison’un zihnimdeki temsili değişmişti. Çünkü Nikola Tesla’nın adını tam da o yıllarda duymaya başlamıştım.


Tarih 1884’ü gösterdiğinde Tesla, Edison’un yanında çalışmak, o döneme dek kullanılan doğrusal akım jeneratörünü daha verimli kılmak ve bunun karşılığında yüksek bir kazanç elde etmek üzere Edison ile anlaşmıştı. Tesla, Edison’un kendisine verdiği süre dolmadan çok önce sorunu çözmüş ve hak ettiği kazancı Edison’dan almak üzere onun kapısını çalmıştı. Ancak Edison, Tesla’ya kazandığı parayı vermek şöyle dursun, onunla alay ederek onu küçük düşürmüştü.


Tesla, birkaç yıl sonra bir yatırımcının desteğiyle kendi laboratuvarını kurduğunda bugün kullandığımız alternatif güç üretiminin temelini oluşturacak birçok patent aldı. Birçok kaynak, kişisel yaşamında çokça maddi sıkıntılar çeken Tesla’nın bütün maddi olanaklarını icatları için kullandığını anlatıyordu.


Nikola Tesla, geliştirdiği çalışmaları için yatırımcılarla anlaşmak istediği dönemlerin sonunda, Edison’un sonradan o yatırımcılarla anlaştığını ve işlerini baltaladığını öğreniyordu. Zaman içinde Tesla’nın önlenemez yükselişi ve alternatif akımın doğrusal akıma kıyasla çok daha ucuz olması, Edison’un tehlike çanlarını çalmasına neden oldu. Böylece Edison, karalama kampanyalarına başlayarak alternatif akımın zararlı olduğunu göstermek istedi. Bir sirk filine alternatif akım kaynaklı elektrik verdi ve fil hayatını kaybetti. Bunun üzerine Edison’a karşılık vermek isteyen Tesla, bir elektrik fuarında vücudundan akımın geçmesine izin vererek alternatif akımın güvenli olduğunu kanıtlamış oldu. Tesla, Niagara Şelalesi’ndeki bir sözleşme imzalayana dek Edison savaşmaya devam etti.


Thomas Edison ile Nikola Tesla arasındaki doğrusal akım-alternatif akım rekabetinin, haset dolu bir savaşa dönüştüğünü öğrendiğimde, Edison’a dair düşüncelerim şekil değiştirmişti. Fedakarlığının, çağın ötesini görebilmesinin ve zihnimdeki insanüstü başarısının yanına yepyeni sıfatlar eklenmiş, bu gayretinin temelinde kişisel çıkarlarının ve kıskançlığının etkisinin olduğunu görmek beni şaşırtmıştı. Bu yüzden Thomas Edison, kıskançlık için bir şeyler yazmam gerektiğinde aklıma gelen ilk isimlerdendi. Ancak onu yazmak istememdeki tek sebep kıskançlığı değildi. Temel sebep, Edison’a dair iki kutba ayrılan düşüncelerimin birleşmiş olmasıydı. Çünkü yıllar geçti, yetişkin yanım gelişti. İlkokulda ve lisede öğrendiklerim iki ayrı kutupta durmaktan çıktı. Edison’u idealize eden Küçük Ecem ile hayal kırıklığı yaşayan genç Ecem’in siyah-beyaz gibi kutuplaşan düşünceleri birleşti. Edison yine aynı Edison’du. Ancak bu kez farklı olan, benim bakış açımdı. İnsanüstü biri olarak hayal ettiğim Edison’un yalnızca bir insan olduğunu fark etmiştim. Hepimiz gibi… Çünkü hiçbirimiz kıskançlıktan azat edilmemiştik.


Edison, hiç şüphesiz dünyayı değiştiren çok zeki ve başarılı bir mucit. Girişimci, üretken bir iş insanı ve kapitalist sistem için aranan bir patron. Yatırımlarını, kurduğu icat fabrikalarına ve o icatları geliştiren asistanlarına yaptığı söyleniyor. Çağın ötesini görebildiği su götürmez bir gerçek. İş dünyası içinde ayakta kalabilmek için de oldukça elverişli bir karakteri var. Ancak tarih yalnızca başarıları yazmıyor değil mi? Edison’un hasedini, etik tanımaz tutumlarını ve düşmanca rekabetini de yazıyor. Aldığı 1000’i aşkın patenti, zekasını ve girişimci ruhunu yazarken, bütün ahlaki ve etik kuralları yok sayarak, Haklılık şemasının etkisiyle, ihtiyacını karşılamak için tutmayacağı sözler verdiğini ve bundan pişmanlık duymadan bir ötekini mağdur ettiğini de yazıyor.


Bana kalırsa, Thomas Alva Edison, insanlık için dünyayı değiştiren muhteşem bir zekaya ve üretkenliğe sahip biri. Bununla birlikte Statü Arayıcılık, Başarısızlık, Yüksek Standartlar ve Haklılık şemalarının etkisinde, kıskançlığın hasede ve düşmanlığa dönüştüğü bir yerde, insanlığın ve meslektaşlarının gelişimini kişisel çıkarları için engelleyen de biri. Hem insanlığı geliştiren hem de gelişimini engelleyen biri nasıl olur diye sorarsanız, bunun cevabının yalnızca insan olmamızda saklı olduğunu söyleyebilirim.


İnsan, ambivalans bir canlı. Yani aynı anda birbirine zıt duyguları hissedebilen varlıklarız. Bu nedenle Sağlıklı Yetişkin yanımızla geliştirmek, üretmek, fayda sağlamak isteyen bir mucit olabilirken, Entrikacı-Manipülatif modumuzla gelişimi engelleyen, mağdur eden, çıkarları için yalan söyleyen, kötüye kullanan ya da suistimal eden bir iş insanı olabiliriz.


Aynı Edison’da olduğu gibi, Yüksek Standartlar ve Başarısızlık şemalarımıza Teslim olduğumuz bir yerde sürekli olarak üretmek, başarmak ve “en iyi olmak’’ zorunda hissedebiliriz. Çünkü temelde özdeğerimizin başarıya, üretmeye ve en iyi olmaya endeksli olduğuna inanırız. Yüksek Standartlar ve Başarısızlık şemalarına Teslim olurken, Kusurluluk şemamızla başa çıkmak için Aşırı Telafi yöntemini kullanmayı seçebiliriz. Aşırı Telafi, hissettiğimiz zorlu duygular bizde hiç yokmuş gibi davrandığımız ve tam aksini hissediyormuşuz gibi göstermeye çalıştığımız haller aslında. Taşıyamadığımız yükleri bir başkasının sırtına yüklemek gibi tıpkı. Yani bir başkasının başarısıyla kendimizi başarısız ve kusurlu hissedebilir ve kırılgan özgüvenimizi ayakta tutabilmek için bir ötekiyle dalga geçebiliriz. Sanki biz hiç kusurlu ve başarısız hissetmiyormuşuz gibi onunla dalga geçerek, onu kusurlu ve başarısız hissettirmeye çalışabiliriz. Aynı, Edison’un Tesla’ya yaptığı gibi…


Çünkü insan olmak bu. Hele öğrendiğimiz doğrular, doğduğumuz evde verilen öğütler, içinde bulunduğumuz toplumun beklentileri işlevsel olmayan birçok şemamızı beslemiş ve büyütmüşse, onlarla başa çıkabilmek için öğrendiğimiz ilk yöntemleri kullanıyoruz. Büyürken, yaşadığımız duygularla ilgili bize rehberlik veren, o duyguların verdiği mesajları anlamlandırmamıza yardımcı olan, yönetmemiz için eşlik eden yetişkinler yanımızda yoksa, duygularımızın esiri olabiliyoruz. Halbuki, her duyguda olduğu gibi kıskançlık da bize bir mesaj veriyor. Öfke, “haksızlığa uğradın, hakkını savun’’ derken; kaygı, “tehlike var, önlem al’’ diyebiliyor. Kıskançlık da, “birileri çok imrendiğin, senin de yapmak istediğin şeyleri yapıyor. Sende onlara sahip olmak istiyorsun. Bunları yaratmak için çabala.’’ diyor aslında. İsteklerimizi ve ihtiyaçlarımızı belirtiyor yalnızca. Ancak doğru yönlendirilmeyen öfkenin şiddete, kaygının endişeye dönüştüğü bir yerde kıskançlık da hasede ve düşmanlığa dönüşebiliyor.


            Her duygunun getirdiği mesajı duyabilmek ve doğru yorumlayabilmek kıymetli. Tarih birçok şeyi yazıyor belli ki. Ayırt etmeden. Hepimize, tarihte ya da kişisel tarihimizde nasıl bir insan olarak yer almayı diliyorsak, öyle davranabilmek için çabaladığımız günler diliyorum.


Edison ve Tesla- Kıskançlık ve Haset

 
 
 

Yorumlar


Bu gönderiye yorum yapmak artık mümkün değil. Daha fazla bilgi için site sahibiyle iletişime geçin.
bottom of page